Ana Sayfa
Supolitik Oluşumunun
İlkeleri
Uluslararası Konferans
22-23 Mart 2008
"Kapitalizmin Kıskacında SU"
24 Mart 2008 İstanbul
Deklarasyonu
5. Dünya Su Forumuna
Karşı Hazırlık Toplantısı
8-9 Kasım 2008
8-9 Kasım Hazırlık
Toplantısı Deklarasyonu
15-22 Mart 2009 Suyun
Ticarileştirilmesine
Hayır Platformu
Genel Programı
Uluslararası İstanbul
Konferansından
Kim Kimdir
Bilgi Notları 
Makaleler
Basın Açıklamaları
İletişim
Site Haritası 
English Español
 

"Suyu ticarileştirenler ödüllendirilemez"(*)

"Akdeniz Üniversitesi Yönetimini Affetmiyoruz"

Ödül, bir başarı karşılığında verilen armağan diyor Türk Dil Kurumu Sözlüğü. Akdeniz Üniversitesi Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'na ödül vererek;

  • Sözcükleri kifayetsiz bıraktı.
  • Şükran duygusuyla alay etti.
  • Bilimi inkar etti.
  • Göllerimizi kurutan, korunan alanlarımızı madencilere yağmalatan, bütün derelerimize inşaat makineleri sokan, sularımızı sermayenin talanına açan, halkımıza su mülteciliğini layık gören zihniyeti alkışladı.
  • Anadolu'muzu coğrafyası, halkları ve kültürleriyle tarihi bir yıkıma sürüklenişine ortak oldu.
  • Türkiye'nin 12 bin endemiğini göz ardı etti.
  • HES'ler nedeniyle kesilecek milyonlarca ağacın ahını aldı.
  • Ormanlara dökülecek tonlarca betonun altında kaldı.
  • Alakır'da 170 bin insanı yok saydı.
  • Yuvarlakçay'da 15 bin insanı tanımadı.
  • Hasankeyf'de, Yusufeli'nde, İzmir Allainoi'de, Bingöl'de tarihi mirasımızı, kültürlerimizi, dillerimizi yokoluşa terketti.
  • Belek'e gözlerini kapattı.
  • Kındıl Çeşme'yi es geçti.
  • 5 gün boyunca yanan Manavgat ormanlarındaki ihmalini görmezlikten geldiği Orman Genel Müdürünü görevden almayarak yola devam eden Bakanı ikinci kez akladı.
  • Haksızı korudu.
  • Saygınlığını çizdi.
  • Yaşam alanlarına sahip çıkanlara hakaret etti.


Açıkçası bakana yağ çekti.

Tüm bunları yaparken bir beklentisi, ya da bir çıkarı vardı.

Ancak;
Çevre ve Orman Bakanını ve ona ödül veren Akdeniz Üniversitesini;

Türkiye'de 1700 HES'in adı geçtiği dereler affetmeyecek.

Nükleer santrale gömülmek istenen Sinop'lular,

Termik Santral tabutuna girmeye direnen Amasra'lılar,

Uçarak geldiği Sultan Sazlığı'nda su bulamayan flamingolar,

Baraj inşaatı için dinamitlenerek taşları sökülen Kiğı Kalesi,

Karadeniz'in ilk kaybedilen vadisi olan, HES'lerin yanısıra enerji nakil hatlarının yaydığı radyasyonla kanser vadisine dönen Senoz,

Dört yanı inşaat halinde, baraj suları altındaki Artvin, coşkun akışı anılarda kalan Çoruh Nehri,

Dünyanın ikinci büyük kanyonu Valla'nın beşiği Loç Vadisi,

İkizdere, Çit Deresi, Munzur,

Sular şehri Saklıkent,
Gökbük,
Sülekler,
Hasankeyf,
Tortum,
Yedisu,
Macahel,
Allianoi,
Abant,
Uzungöl,
Fındıklı Dereleri,
Palovit Vadisi,
Giresun
ve Özgür akmak isteyen tüm dereler 'ödül' görüntüsü altındaki bu işbirliğini asla unutmayacak ve affetmeyecek...

Bu ödül rezaleti kanıtlamaktadır ki AB'ye tam üyelik sürecinde 'çevre' başlığının açılmasıyla çevre ve doğal varlıkların bundan sonra daha iyi korunacağını beklemek mümkün değildir.

Bu ödül komedisi sermayenin bilimsel kurumları da işin içine aldığını açıkça ortaya koymaktadır.

Suyun Ticarileşmesine Hayır Platformu bileşenleri olarak; ormanları, akarsuları, toprakları korumayı değil ticarileştirmeyi amaç edinen Veysel Eroğlu'na çevre ödülü veren Akdeniz Üniversitesi'ni kınıyor, sözde bilimsel kurumları arkanıza almanızın bizi yıldıramayacağını, mücadelemizi açtığınız tüm cephelerde sürdürmeye azimli ve kararlı olduğumuzu haykırıyoruz!

Anadolu'nun ahını alan onmaz!

SUYUN TİCARİLEŞTİRİLMESİNE HAYIR PLATFORMU

(*) 11 Mayıs 2010 günü SUYUN TİCARİLEŞTİRİLMESİNE HAYIR PLATFORMU'nun yapmış olduğu basın açıklaması.