Ana Sayfa
Supolitik Oluşumunun
İlkeleri
Uluslararası Konferans
22-23 Mart 2008
"Kapitalizmin Kıskacında SU"
24 Mart 2008 İstanbul
Deklarasyonu
5. Dünya Su Forumuna
Karşı Hazırlık Toplantısı
8-9 Kasım 2008
8-9 Kasım Hazırlık
Toplantısı Deklarasyonu
15-22 Mart 2009 Suyun
Ticarileştirilmesine
Hayır Platformu
Genel Programı
Uluslararası İstanbul
Konferansından
Kim Kimdir
Bilgi Notları
Makaleler
Basın Açıklamaları
İletişim
Site Haritası
English Español

Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP)'nin ülke ve komşuları açısında olası etkileri:

John C. K. Daly / BBC-Orta Doğu

16 Temmuz 2008

ÖZET ÇEVİRİ

Türkiye Dış İşleri Bakanı Ali Babacan, 15 Temmuz günü, ekonomi ve siyasetin nasıl iç içe geçtiğini vurgulayarak, ekonomik hedeflerin de siyasi hedefler kadar önemli olduğunu belirtti. Bu gerçeklik, hiçbir yerde Türkiye’nin milyarlarca dolarlık GAP projesinde olduğundan daha somut bir şekilde görülmedi. GAP, 1960’ların sonlarından beri inşa edilmekte olan ve güneydoğu Anadolu’daki su kaynaklarını geliştirmek üzere tasarlanmış bir proje. Söz konusu bölge, Türkiye’nin Kürtlerinin büyük bölümüne tarihsel olarak ev sahipliği ediyor ve aynı zamanda ülkenin en yoksul bölgesini temsil ediyor (EDM, 26 Mart)

GAP, Gaziantep, Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Adıyaman, Batman, Kilis, Şırnak ve Siirt illerinin hepsini içine alan ve toplamda 75.000 km²'lik bir alana yayılmış olan bir proje (http://www.gap.gov.tr). Yedi proje Fırat nehir havzasında ve altı proje de Dicle nehri havzasında bulunuyor. Söz konusu olan bu iki nehrin yukarı bölümleri Suriye ve Irak sınırları içinde aktığı için, GAP projesi, özellikle de Ilısu Barajı, , baraj projesinin tamamlanması halinde nehirlerdeki toplam su akışının önemli ölçüde azalacak olması bakımından Şam ve Bağdat’ı ciddi biçimde kaygılandırıyor. Irak Su Kaynakları Bakanlığı’ndan bir yetkili, Ilısu barajı inşaatı bittikten sonra Dicle nehrindeki su miktarının yılda %47 azalacağını, Musul kentini ise yıllık su ihtiyacının yarısından mahrum edeceğini belirtiyor (Al-Sabah Newspaper - Baghdad, Iraq, 3 Temmuz).

Aslında GAP projesinin 2010 yılında bitirilmesi hedeflenmekteydi. Fakat mali yetersizlikler yüzünden bu tarih 2047 yılına ertelenmek zorunda kalındı. GAP yönetimi, yıllar itibarıyla artan çevresel kaygılara yanıt vermek zorunda kalan ve Ilısu’nun çevre etki değerlendirme raporlarını kurumun resmi web sayfasında yayınlayan DSİ-Devlet Su İşlerinde. Başbakan Tayip Erdoğan yönetimindeki Hükümet, bu yıl GAP’a 15 milyon $ lık bir fon tahsis etti. Bu tahsisat, Türkiye’nin bu yılkı faiz dışı bütçe fazlasını GSYİH’nın %3,5’na (daha önce %4,2 olacağı öngörülmüştü) geriletecek bir etkiye sahip (Bloomberg, 14 Temmuz).

Petrol fiyatlarının rekor düzeylere fırlaması GAP’ın hidroelektrik potansiyelinin geliştirilmesini acil bir öncelik durumuna getirirken, ikinci bir enflasyonist baskı Türkiye kalkınmasının lehine olabilir. Tarımsal ürünlerin fiyatları yılbaşından itibaren yükselişe geçtiği için, GAP’ın daha fazla toprak ekimi için ilave topraklara sulama olanağı sağlama potansiyeli, projenin Ankara nezdindeki değerini arttırıyor.

GAP’ın proje alanında, yaz aylarında artan kuraklık bölgedeki çiftçileri daha az su gerektiren buğday, arpa, mercimek, susam ve nohut gibi tahılları ekmeye yöneltiyor. Bölgede sulamanın yapıldığı yerlerde üretim, pamuk, tütün ve diğer ticari ürünlere kayıyor. Hâlihazırda, GAP bölgesinde mevcut ekilebilir toprakların sadece %7’si sulanıyor. Fakat GAP tamamlandığında tarıma elverişli arazi büyüklüğünün %53’e çıkacağı belirtiliyor (http://www.gap.gov.tr). Türkiye İstihdam Örgütü İŞKUR’un Genel Başkanı Namık Ata, gazetecilere yaptığı açıklamada “ mali sorun halledildiği için, GAP’ın beş yıl içinde biteceğine inanıyorum” (Zaman, 16 Temmuz) diyor.